Hz. Muhammed’e Ümmet Olmak: Gerçek Anlamı ve Sorumlulukları
- ibrahim Çelik

- 20 Tem
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 gün önce
1400 yıldır orucu neyin bozup neyin bozmadığını anlamayan bir kitleye ülkenin elden gittiğini anlatmaya çalışıyoruz. 1400 yıldır tanesi 1 liraya 7 taş alıyoruz, şeytan taşlıyoruz. Ne şeytan öldü ne biz akıllandık. Yalancıdan, hırsızdan peygamber ümmeti olmaz!
Ümmeti Muhammed Nedir?
Ümmeti Muhammed nedir? Nedir bu Hz. Muhammed’e ümmet olmak? Hz. Muhammed’e ümmet olmak bu kadar kolay mıdır? “Ben şehadet ediyorum ki Hz. Muhammed Allah’ın elçisidir; ben de onun ümmetiyim” demekle bu iş tamamlanmış oluyor mu?
Hz. Muhammed’e Ümmet Olmanın Anlamı
Hz. Muhammed’e ümmet olmak; onun örnekliğinde tebliğ ettiği vahyi hayata geçirmekle mümkündür. O vahiy ile hayatımızı Peygamberimiz gibi dizayn etmek ve erdemli bir yaşam sürmek gerekir. Ümmet bilinci budur. Ümmet bilinci, Kur’an ile yaşamak demektir. Kur’an’ı tanımak, anlamak, hayatımıza taşımak, onu rehber edinmek ve hayat arkadaşı kılmak demektir.
Hayatında Kur’an olmayan bir insanın Hz. Muhammed’e ümmet olduğunu söylemesi bir şey ifade etmez. Biz ümmeti Muhammed olarak demesi anlamsızdır, karşılıksızdır. Bunun içinin, altının vahiyle doldurulması gerekir.
Günümüzde Ümmet Bilinci
Bugün ümmeti Muhammed tamamen siyasi bir slogana dönüşmüş durumda. Madem biz peygamberimizin ümmetiyiz, onun yolunda bulunduğumuzu, onunla bir hayatı paylaştığımızı iddia ediyoruz. O zaman yaşadıklarımızla Peygamberimizin yaşadıklarını kıyaslayalım. Nerede olduğumuzu anlamak için. Ümmet miyiz, değil miyiz? Bunun farkında olabilmek için.
Peygamberimiz yalancı mıydı? Yalan söyler miydi? Hâşâ, estağfirullah; elbette söylemezdi. Biz ise yalansız konuşamıyoruz. Hayatımız yalanla dolmuş; birbirimizi aldatıyoruz. Çocuklarımıza yalan söylüyoruz, eşimize yalan söylüyoruz, arkadaşlarımıza yalan söylüyoruz. Alırken yalan söylüyor, satarken yalan söylüyoruz. Hayatımız yalan olmuş. Hayatı yalanla dolu olan bir insanın Hz. Muhammed’in ümmeti olduğunu iddia etmesinin bir anlamı olabilir mi?
Hırsızlık ve Ümmet Olma
Peygamberimiz hırsız mıydı? Çalar mıydı? Haşa. Estrağfurullah. Çalmazdı. Sen çalıyorsun. Ben çalıyorum. Hep çalıyoruz. Birbirimizin parasını çalıyoruz, zamanını çalıyoruz, imkanlarını çalıyoruz. Mesleğini çalıyoruz. İşe girecek ehl-i liyakat, eğitimini almış, önüne geçiyoruz. Siyasi görüşüne bakarak, duruşuna bakarak, soyuna bakarak, akrabasına bakarak. İsmina bakarak engelliyoruz. Hayatını çalıyoruz.
Sen bu adamın, bu insanların ekmeğini çalarken, mesleğini çalarken, imkanını, parasını peki Hz. Muhammed’e ümmet olduğunu nasıl iddia ediyorsun? Çalmayan, çalmayı şiddetle yasaklayan bir elçinin, bir peygamberin ümmeti olduğunu nasıl iddia ediyorsun?
Zulüm ve Adalet
Bir tarafta hırsız, bir tarafta hırsızlıkla savaşan, çalmaya, hırsızlığa meydan okuyan bir peygamber gelmiş. Ya Resulullah ben de senin ümmetinim diyor. Hangi yüzle? Peygamberimiz zulmeder miydi? Sokaklar zalim dolu. İnsanlara zulmetmekten keyif alıyor, zevk alıyor. Birileri bir yerde zulme uğruyor. Sebebini araştıran yok. Herkes seyrediyor. Zalimin zulmüne destek oluyor.
Sonuç
Hz. Muhammed’e ümmet olmak, sadece bir sözle olmuyor. Bu, derin bir sorumluluk ve yaşam tarzıdır. Kur’an’ı hayatımıza entegre etmek, onun öğretilerine uygun yaşamak gerekmektedir. Bu, sadece bireysel bir çaba değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinç oluşturmayı da gerektirir. Bizler, bu bilinçle hareket ettiğimizde, gerçek anlamda Hz. Muhammed’in ümmeti olma yolunda ilerlemiş oluruz.
İbrahim ÇELİK





Yorumlar