top of page

Hayır ve şer Allah'tan mıdır?

(Şuara 47-80)

وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ

Ve izâ maridtu fe huve yeşfîn(yeşfîni).

 

Ve hastalandığım zaman bana şifa veren, O’dur.


Burada Kur’ân son derece ince bir ifade kullanır. Hz. İbrahim, “Beni hastalandıran O’dur.” demez; bunun yerine şöyle der: “Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”


Bu kullanım dikkat çekicidir. Çünkü Kur’ân’da genel olarak şer, hastalık ve kötülük doğrudan Allah’a isnat edilmez; buna karşılık hayır, nimet ve lütuflar Allah’a nispet edilir. Böylece insanın başına gelen olumsuzlukların ilahî hikmet ve yaratılış yasaları çerçevesinde gerçekleştiğine işaret edilir.


Gerçekte insan çoğu zaman sağlığını korumaya yönelik ilahî yasalara riayet etmediği için hastalığa kendisi sebep olur. Hastalık, Allah’ın tabiatta koyduğu kanunların ihlali sonucunda ortaya çıkar. Buna karşılık şifa da yine Allah’ın koyduğu bu yasalar vasıtasıyla gerçekleşir. İnsan, araştırarak ve sebeplere sarılarak bu şifaya ulaşır.


Kur’ân’da Hz. Eyüp kıssası bu hakikatin açık bir örneğidir. Hz. Eyüp’e şifa oturduğu yerde bekleyerek değil, Allah’ın gösterdiği sebeplere yönelerek verilmiştir. Nitekim kendisine:


·       Ayağını yere vurması,

·       Yerden çıkan su ile yıkanması,

·       Şifa vesilesi olan nimetleri kullanması


emredilmiştir. Böylece Kur’ân, şifanın nasıl gerçekleştiğini öğretmektedir: Şifa Allah’tandır; fakat Allah onu çoğu zaman koyduğu tabiat yasaları ve sebepler aracılığıyla verir.


Bu yönüyle Kur’ân, insanı pasif bir bekleyişe değil, sebepleri araştırmaya ve ilahî yasaları doğru okumaya davet eder.


İbrahim ÇELİK

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Bize ulaşın
Bilgi paylaşımı için burdayız...

bottom of page