Salavat
- ibrahim Çelik

- 10 Haz
- 2 dakikada okunur
Salavat getirdiğimizde aslında bir dua etmiş oluyoruz; 'Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammed' diyerek, 'Allah’ım, Muhammed’i ve onun ailesini/yolunu takip edenleri destekle, onlara güç ver' temennisinde bulunuyoruz.
Zira 'salat' kelimesinin kök anlamı 'desteklemek' ve 'yardım etmek'tir. Rivayetlere baktığımızda, Peygamberimizin kendisinden dua isteyen birine 'Allahümme salli aleyke' (Allah seni desteklesin, güçlendirsin) dediğini, hatta eşi için de 'salli aleyhâ' (ona da destek olsun) ifadesini kullandığını görmekteyiz.
Ahzab Suresi 56. ayette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: 'Şüphesiz Allah ve melekleri Nebi’yi desteklerler. Ey iman edenler! Siz de onu destekleyin.'
Bu ayet aslında bizlere bir emir yüklemektedir; ancak bu emir sadece salavat sözlerini tekrarlamak değil, bilfiil destek vermektir. Burada 'salat' ile 'salavat' kavramları birbiriyle karıştırılmamalıdır; ayet salattan bahsetmektedir. Allah ve meleklerinin Peygamber’e salavat okuması düşünülemeyeceğine göre, buradaki eylem Allah’ın ve meleklerin ona olan desteğini ifade eder.
Ayetin üç temel öznesi vardır: Allah, melekler ve iman edenler. Allah’ın ve meleklerin Peygamber’i desteklediği şüphesizdir; o halde iman edenlerin de bu desteğe katılması istenmektedir.
Bu destek sadece dille yapılan bir dua ile değil; Peygamber’e atfedilen uydurma rivayetleri ve hurafeleri temizleyerek, onun davasına ve misyonuna ortak olarak gerçekleştirilir. Bizim çabamız da onun mücadelesiyle aynı doğrultuda olmalıdır. Dolayısıyla Kur’an’ın vurguladığı husus, Peygamber’i destekleyerek ona isnat edilen yanlışlardan onu arındırmak ve onun insanları çağırdığı vahiy yolunda, aynı kulvarda mücadeleye devam etmektir.
Toplumumuzda Peygamber’in adı anıldığında elin kalbe götürülerek salavat getirilmesi, ona duyulan kalbi sevginin bir nişanesidir. Ancak bu desteğin sadece dille sınırlı kalması yeterli değildir; yeri geldiğinde maddi imkanlarla, fiili çabayla veya fikirsel üretimle de pekiştirilmesi gerekir. Peygambere bağlılığı yalnızca söze indirgeyip, sadece salavat getirerek şefaate nail olunacağı veya meleklerin bu selamları kendisine ilettiği gibi dinde aslı bulunmayan kabullere yönelmek ise temel bir yaklaşım sorunudur.
İbrahim ÇELİK





Yorumlar