Kurân ve Hayat Kurân ve Hayat
top of page

DİN

Dinin sözlük anlamlarından boyun eğme ve karşılık görme anlamları öne çıkmaktadır. Çeşitli güçlere boyun eğilerek bir karşılık beklenebilir. Dinle boyun eğilen güç, aşkın güç, yani ilahtır. Her dinin ilahı, kendine boyun eğilen kuralları ve o kurallara uyanlara vaat ettiği karşılık vardır.


İlk din, Allah'ın Adem'e öğrettiği, onun da çocuklarına tebliğ ettiği dindir. Bu çizgi, ilk Nebiden son Nebiye kadar devam etmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:


"Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah'ın fıtratına çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşde doğru din bu dindir. Ama insanların çoğu bunu bilmezler." (Rum, 30)


Bu ayet, dini; doğru ve yanlış olarak ikiye ayırmakta, doğru dinin fıtratla örtüştüğünü bildirmektedir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:


"Allah katında din, İslam dinidir." (Al-i İmran 19)

"Kim İslam'dan başka din ararsa, bu ondan kabul edilmez. O, ahirette, kaybetmiş olanlardan olur." (Al-i İmran 85)


İnsan, dünyaya gözünü açtığı andan itibaren Allah'ın ayetlerini görmeye başlar. Âyet; açık işaret, gösterge ve belge demektir. Kurân surelerinin birbirinden ayrılmış bölümlerine de ayet denir.


Allah'ın ayetleri Kurân'da olanlarla sınırlı değildir. Tüm varlıkları; göklerde, yerde, hayvanlarda, bitkilerde, kişinin iç dünyasında hâsılı her yerde onun ayetleri vardır. Bunlar fıtrat ayetleridir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:


"Biz hem dış çevrede hem de kendi içlerinde olan ayetlerimizi onlara göstereceğiz; sonunda onun gerçek olduğu anlar açısından iyice ortaya çıkacaktır." (Fussilet 53)


İnsanın çevresinde ve içinde var olan ayetler, bir yaratıcının var olduğunu gösterir. Bu sebeple o, henüz çocukken Allah ile ilgilenmeye başlar ve çevresini soru yağmuruna tutar. Sonunda varlıkların Rabbini yani sahibini, gözüyle görmüş ve eliyle dokunmuş gibi kavrar.


Allah'ın varlığını herkes anlayıp kavradığı için Kurân'da onu ispatla ilgili ayet yoktur. Allah'ın hiç bir elçisi bu konuda bir çaba sarf etmemiştir. Onlar Allah'tan aldıkları emirle çabalarını, ondan başka ilah olmadığı konusunda yoğunlaştırmışlardır.


Dindar, bir dine uyan kişi demektir. Herkesin kendine göre bir din anlayışı vardır ve herkes kendini, kendi anladığı dinin dindarı sayar. İtiraf etsin veya etmesin her insan Allah'ı kabul ettiği için bütün sapkınlar, Allah ile kendi aralarına başka dostlar, başka ilahlar koyarlar. Doğru din, fıtrat ile örtüştüğü için fıtratı esas alarak değerlendirme yapacak olursak insanların üçe ayrıldığını görürüz; bir bölümü fıtrata uyar, bir bölümü uymaz, bir bölümü de kararsız kalır.



10 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Allah kuluna lanet eder mi?

HUD SURESİ 18 Vemen azlemu mimmeni-fterâ ‘ala(A)llâhi keżibâ(en)(c) ulâ-ike yu’radûne ‘alâ rabbihim veyekûlu-l-eşhâdu hâulâ-i-lleżîne keżebû ‘alâ rabbihim(c) elâ la’netu(A)llâhi ‘alâ-zzâlimîn(e) YANLI

Comentarios


bottom of page